Traneksamik asitle ilgili 3 önemli yayın

Traneksamik asit; acil servislerde dolap raflarında sıkça duran, bazılarının lokal ve sistemik yolla uygulamasını sevdiği, bazılarınınsa hiçbir işe yaramadığını düşündüğü, acillerin “kült” ilaçlarından biri. Kullanım alanı “hemoraji” gibi genel bir üst başlık. Bu ilaçla ilgili yakın dönemde ve üstüste 3 önemli yayın yapıldı. Bu yazıda kısaca bunlardan bahsetmeye çalışacağım.

 

 

ÖNEMLİ NOT: Aşağıdaki metinde, konuyla ilgili yazının yayınlanma tarihinde güncel literatürde olan ve yazarın dikkatini çeken önemli noktalara yer verilmiştir. Yazı, herhangi bir makale veya kılavuzun birebir çevirisi olmayıp yazarın yorumlarını içermektedir ve sağlık profesyonellerine yöneliktir. Tıp sürekli gelişen ve değişen bir alandır; tıbbi uygulamalarınızda güncel literatürü esas almanız tavsiye edilir.

 

Konuyla ilgili ilk çalışma, ciddi hemoraji riski taşıyan (sistolik kan basıncı < 90 mmHg ve/veya kalp hızı > 110/dk) erişkin travma hastaları üzerine. Travma sonrası ilk 8 saatte başvuran hastaların dahil edildiği bu çalışmada, toplam 20.211 hasta randomize edilmiş ve 20.127 hasta analize dahil olmuş. Çalışmaya dahil edilen gruplarda traneksamik asit, plasebo ile karşılaştırılıyor. Traneksamik asit uygulama protokolü ise 1 g/10 dk, ardından 1 g/8 saat infüzyon olarak belirlenmiş.

 

Sonuçlara göre traneksamik asit uygulanan grupta;

-       Herhangi bir nedene bağlı ölüm sayısında azalma [RR 0.91 (0.85-0.97)] [p=0.0035]

-       Kanama miktarında azalma [RR 0.85 (0.76-0.96)] [p=0.0077]

bildirilmiş, buna karşın;

-       vasküler oklüzyon (p=0.096) ve

-       multiorgan yetmezlik (p=0.25) açısından plasebo ve traneksamik asit grupları arasında anlamlı fark saptanmamış.

 

İkinci çalışma, CRASH-2 verilerini kullanarak, travma sonrası ilk 3 saat içinde başvuran hastaların dahil edildiği bir araştırma. Bu çalışmanın kurgulanmasında, hastalar bazal ölüm risklerine göre bazı parametreler (yaş, GKS, sistolik kan basıncı, kalp ve solunum hızları, yaralanmadan sonra geçen süre ve yaralanmanın tipi) kullanılarak 4 gruba tabakalandırılmış.

 

Çalışmada %6’nın altında bazal ölüm riski olan grup hariç [OR 0.78 (0.49-1.23)], traneksamik asit kullanımıyla tüm gruplarda ölüm [OR 0.85 (0.78-0.93)] ve travmaya bağlı kanamada [OR 0.71 (0.61-0.82)] azalma olduğu gösterilmiş. Burada kısa bir yorum girmem gerekiyor; çalışmanın temel hipotezi traneksamik asitin sadece ciddi travmalarda değil, daha geniş gruplarda kullanılıp kullanılamayacağı. Alt grup analizlerine bakıldığında ölüm ve kanama riskindeki azalma; bazal ölüm riskine göre; >%50 olan grupta, %21-50 olan grupta ve %6-20 olan grupta izleniyor. Bununla birlikte <%6 ölüm riski olan grupta bu azalma miktarı tesadüfi de olabilir [OR 0.78 (%95 GA 0.49-1.23)]. Bunda ne var diyebilirsiniz. Bu grup çalışma popülasyonunun (ve klinik pratiğe uygulanırsa bizim hastalarımızın) %36’sını oluşturuyor ve çalışmanın temel hipotezine (herkese uygulanmasıyla sağlanan fayda) ters düşüyor. Kısaca şu söylenebilir; bazal ölüm riski düşük olan grupta, traneksamik asite bağlı sağlayacağınız fayda tesadüfi de olabilir.

 

Aynı sorun fatal ve fatal olmayan trombotik olay sayısında da mevcut. Tüm popülasyon değerlendirildiğinde trombotik olay sıklığında traneksamik asite bağlı azalma mevcutken, alt gruplarda bu azalma tesadüfi de olabilir. Özellikle de yine <%6 ölüm riski olan olgularda.

 

Üçüncü çalışma bir kostefektivite analizi: Yaralanmadan sonraki ilk 3 saatte uygulanacak olan traneksamik asit sonrasında, her 1000 travma hastasında 755 yaşam yılı kazanılacağı; traneksamik asit uygulanmasının, kazanılan yaşam yılı başına getireceği ek maliyetin 64 dolar olduğu belirtiliyor.

 

Sonuç:

  • Traneksamik asit, özellikle ciddi hemoraji riski taşıyan  (sistolik kan basıncı < 90 mmHg ve/veya kalp hızı > 110/dk) ve yaralanmanın ardından ilk 8 saatte başvuran erişkin travma hastalarında kullanılmalıdır (1 g/10 dk, ardından 1 g/8 saat infüzyon).
  • Traneksamik asitten, ciddi hemoraji riski taşıyan hastalar dışında daha hafif yaralanması olan hastalar da fayda görebilirler.
  • Bazı alt gruplarda farklılıklar izlenmekle birlikte, ilk 8 saatte başvuran hastalarda trombotik vasküler olay sıklığında artış izlenmemiştir.

 

Kaynaklar ve İlave Okuma:

1. CRASH-2 trial collaborators. Effects of tranexamic acid on death, vascular occlusive events, and blood transfusion in trauma patients with significant haemorrhage (CRASH-2): a randomised, placebo-controlled trial. Lancet 2010;376:23-32.

 

2. Roberts I ve ark. Effect of tranexamic acid on mortality in patients with traumatic bleeding: prespecified analysis of data from randomised controlled trial. BMJ 2012;345:e5839.

 

3. Roberts I ve ark. The CRASH-2 trial: a randomised controlled trial and economic evaluation of the effects of tranexamic acid on death, vascular occlusive events and transfusion requirement in bleeding trauma patients. Health Technol Assess 2013;17:1-79.

Diğer Yazılar

  • Periferik fasial paralizide reçeteye ne yazalım?30/01/2013 -- Periferik fasial paralizide reçeteye ne yazalım? (1)
    İdiopatik periferik fasial paralizinin (Bell’s palsy) acil servis yönetimindeki temel tedaviler kortikosteroidler, antiviraller ve suni gözyaşı damlaları olarak sıralanmaktadır. Steroidler, antiinf...
  • Resüsitasyon Odasında BT24/01/2013 -- Resüsitasyon Odasında BT (0)
    Resüsitasyon odasında bulunması gerekenlere ek “Bilgisayarlı Tomografi” Hepinizin malumu Acil Servislerde hayat kurtarıcı girişimlerin yapıldığı, gerçek acillere en faydalı olduğumuz alandır resüs...
  • Etomidat efsanesi bitti mi?04/02/2013 -- Etomidat efsanesi bitti mi? (0)
    Bugün biraz etomidattan bahsedeceğiz. Etomidat, hızlı ardışık entübasyon kavramıyla karşılaşmamı takiben en sık kullandığım sedatif ilaçlardan biriydi. Bu yazıyı yazma nedenlerimden biri de aslında...
  • Kırık tanısında USG yeterli mi?29/01/2013 -- Kırık tanısında USG yeterli mi? (0)
    USG kırık tanısında yeterli bir tanı yöntemi midir? USG Acil servislerde giderek daha da yaygınlaşmakta ve popülerliğini her gün daha da artırmakta. Eskiden karın ağrısı gibi durumlarda başvurulan ...

The post Traneksamik asitle ilgili 3 önemli yayın appeared first on acilci.net.

IX. Ulusal Acil Tıp Kongresi – Acilci.Net ile sizlerle olacak

23-26 Mayıs arasında Belek’de yeni açılan Titanic Deluxe otelinde gerçekleştirilecek olan IX. Ulusal Acil Tıp Kongresinde acilci.net olarak bizler de yer alacağız. Oturumlardan önemli konularda atılan tweetler, facebook haberleri, ropörtajlar ve ortamın kokusunu hissettirecek yazı, yorum ve ropörtajlarla acilci.net tüm ulusal acil tıp etkinliklerinden olduğu gibi bu kongreden de sizleri haberdar etmeye çalışacak.

Bilimsel Program

Acilci.Net editör ve yazarları konuşmacı olarak da bu kongrede görev alıyor olacaklar. Yazılarını okuduğunuz ve takip ettiğiniz Acilci.Net yazarlarıyla tanışıp Acilci.Net için neler yapabileceğinizi konuşmak için hepinizi bekliyoruz. Bu oturumlardan önce ve sonrasında bizlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Twitter, Facebook, Youtube ve internet sitesi üzerinden bizi takip etmeyi unutmayın. Bu adreslerimize sağ paneldeki ikonlara tıklayarak ya da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Twitter Hesabı: twitter.com/acilci_net

Facebook Fan Sayfası: facebook.com/foamedtr

Youtube Video Kanalı: youtube.com/user/drjosepa

Facebook Kişi Sayfası: facebook.com/acilcinet.eski

Acilci.Net Yazarlarının Oturumları

Yusuf Ali Altuncı – “Sıradışı Panel: Akademisyenliğe giden yol – Uzman” – 24 Mayıs Cuma – Salon A – 16:30 – 18:00
Özlem Güneysel – “Deadly in a dose – Tek dozda ölümcül ilaçlar” – 25 Mayıs Cumartesi – Salon B – 09:00 – 10:30
Serkan Emre Eroğlu – “Hasta Yönetimi – Yeşil Alan Hastaları” – 25 Mayıs Cumartesi - Salon C – 14:30 – 16:00
Haldun Akoğlu – Acil Servis Kalabalığı – “Kalabalık Önleme Yöntemlerinde Yurtdışı Örnekleri” – 25 Mayıs Cumartesi - Salon C – 16:30 – 18:00

Diğer Yazılar

  • 2013 Uluslararası Kongre Takvimi24/01/2013 -- 2013 Uluslararası Kongre Takvimi (1)
    2013'teki uluslararası acil tıp kongre takvimi aşağıda yer alıyor. Düşününce ne çok gidilecek yer var. Ben nereyemi gideceğim derseniz... Singapur, Dubai, Tokyo, Seattle... şimdilik... AAEM 19t...
  • 9. Ulusal Acil Tıp Kongresi28/12/2012 -- 9. Ulusal Acil Tıp Kongresi (0)
    9. Ulusal Acil Tıp Kongresi 23-26 Mayıs'da Antalya'da yapılacak. Başar hocamızın davet yazısını aşağıda okuyabilirsiniz. Ayrıntılar için kongre internet sitesinin adresi acil2013.org   S...
  • Acil Tıp Asistan Sempozyumu (ATAS 2013)15/04/2013 -- Acil Tıp Asistan Sempozyumu (ATAS 2013) (0)
    TATD'nin bu yıl 8. kez düzenleyeceği Acil Tıp Asistan Sempozyumu 29 Mayıs - 2 Haziran tarihleri arasında daha önce hiçbir Acil Tıp toplantısının yapılmadığı bir yerde, Rize'de Ayder Yaylasında yapı...
  • TATKON2013 web sayfası yayında24/04/2013 -- TATKON2013 web sayfası yayında (0)
    Değerli Acil Tıp profesyonelleri, merhaba! Türkiye Acil Tıp Derneği olarak sizlere unutamayacağınız bir kongreyi sunmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. 9. Türkiye Acil Tıp Kongresini 2-6 Ekim 20...

The post IX. Ulusal Acil Tıp Kongresi – Acilci.Net ile sizlerle olacak appeared first on acilci.net.

Mattu: Müphem ST Değişiklikleri – Türkçe Altyazılı (29 Nis’13)

aVR’de ST Elevasyonu 3 şey anlamına gelebilir:

  1. Sol Ana Koroner tıkanıklığı (LMCA)
  2. Proksimal LAD tıkanıklığı
  3. Üç damar hastalığı (Triple Vessel)

aVR’deki ST Elevasyonu > V1′deki ST Elevasyonu = Lezyon Sol Ana Koroner’e daha yakın demektir ve bu üçünden en kötüsü de budur.

Müphem ST Değişiklikleri

Amal Mattu Haftalık Vaka Serisinden

Altyazılar: Dr. Can Özen & Video İşleme ve Yayın: Dr. Haldun Akoğlu

Amal Mattu; Maryland Üniversitesi Acil Tıp AD Profesörü, Emergency Medicine Clinics of North America Editörü, EKG gurusu ve sayısız Acil Tıp kitabının yazar ve editörüdür. #FOAMed hareketini daha adı konmadan Joe Lex ile beraber başlatan kişilerden biri, bir Acil Tıp fenomenidir. Haftalık EKG vaka serilerini vodcast olarak yıllardır yayınlamaktadır. Bu serileri acilci.net üzerinden paylaşmakta olup yakında Türkçe altyazılarıyla sizlerle birlikte olacaktır. Acilci.Net Uluslararası Editöryal Danışma Kurulu Üyesidir.

Diğer Yazılar

The post Mattu: Müphem ST Değişiklikleri – Türkçe Altyazılı (29 Nis’13) appeared first on acilci.net.

Mattu: Senkop – Türkçe Altyazılı (22 Nis’13)

PTE, Elektrolit bozuklukları ve dozaşımları dışında Mattu aşağıdaki liste üzerinden ayırıcı tanı yapmanın işini çok kolaylaştırdığını söylüyor. Bu ayırıcı tanı listesinin en önemli özelliği hikaye ve fizik muayene ile belirleyemeyeceğiniz tanılar olması. ARVD: Aritmojenik sağ ventrikül displazisi

Senkop Ayırıcı Tanısı

Amal Mattu Haftalık Vaka Serisinden

Posterior ve Septal STEMI nasıl ayırt edilir? İkisi birbirinin EKG’de ayna görüntüsüdür…

Posterior MI Septal MI DDx

Amal Mattu Haftalık Vaka Serisinden

Anteroseptal ST Depresyonu olan hastalarda ayırıcı tanıda neler düşünmeli?

Mattu_Anteroseptal STD DDx

Amal Mattu Haftalık Vaka Serisinden

Anteroseptal İSKEMİ‘de posterior leadlerde (V8 – V9) ST Elevasyonu YOKTUR, Posterior STEMI‘da VARDIR

İSKEMİ’de troponin genelde YÜKSELMEZ, troponin yükselmesi için miyoist ölümü gereklidir.

ENFARKT’ların ilk zamanında da troponin henüz YÜKSELMEMİŞTİR.

Tanı için Troponin’e GÜVENMEYİN.

Senkop - Önemli Noktalar

Amal Mattu Haftalık Vaka Serisinden

Altyazılar: Dr. Can Özen & Video İşleme ve Yayın: Dr. Haldun Akoğlu

Amal Mattu; Maryland Üniversitesi Acil Tıp AD Profesörü, Emergency Medicine Clinics of North America Editörü, EKG gurusu ve sayısız Acil Tıp kitabının yazar ve editörüdür. #FOAMed hareketini daha adı konmadan Joe Lex ile beraber başlatan kişilerden biri, bir Acil Tıp fenomenidir. Haftalık EKG vaka serilerini vodcast olarak yıllardır yayınlamaktadır. Bu serileri acilci.net üzerinden paylaşmakta olup yakında Türkçe altyazılarıyla sizlerle birlikte olacaktır. Acilci.Net Uluslararası Editöryal Danışma Kurulu Üyesidir.

Diğer Yazılar

The post Mattu: Senkop – Türkçe Altyazılı (22 Nis’13) appeared first on acilci.net.

KADAT2013 – MAYIS – Eskişehir

Kanıta Dayalı Acil Travma Yönetimi Kursunun (KADAT) 5. yılında yine sizlerleyiz.

Mayıs 2013′te Eskişehirde gerçekleşen kursumuzda 30 kursiyer katıldı ve 15 eğitimen görev aldı. Son derece dinamik, bilimsel ve eğlenceli geçen kurs, bir o kadarda yorucuydu.

Kursa emeği geçenlere, zaman ayırıp katılanlara, bilgilerini paylaşanlara sonsuz teşekkürler. Bu kurs aynı zamanda bizleri eğitenlere olan minnetimizinde bir göstergesi. Onlar olmasaydı, bunların hiçbiri olmazdı.

Kursumuzun 5 üzerinden aldığı başarı puanı 4,33 (4: Çok iyi, 5: Mükemmel). Emeği geçen herkese çok teşekkürler.

Şimdi sıra TATKON2013′te… Hepinizi Eskişehire bekliyoruz. www.tatkon2013.org

Not: Kursta çekilen foto ve videoların önemli bir kısmı GoPro HERO3 ile çekilmiştir ve jenerikte kullanılan müzik GoPro HERO3 tanıtım videosu müziğidir. https://www.youtube.com/watch?v=A3PDX… adresinden orjinal videoyu izleyebilirsiniz.

Diğer Yazılar

  • KADAT2013 – Mayıs10/03/2013 -- KADAT2013 – Mayıs (0)
    Kanıta Dayalı Acil Travma Yönetimi Kursu, 8-11 Mayıs 2013 tarihleri arasında Eskişehir'de... 15 eğitmen, 30 kursiyer, 26 teorik konu ve 10 çalıştay ile karşınızda. Her yıl 2 kez güncellenen kursumu...
  • Batının en hızlı 2 Acil Tıp uzmanı ile akşam yemeği07/02/2013 -- Batının en hızlı 2 Acil Tıp uzmanı ile akşam yemeği (1)
    Harika bir İzmir akşamında Doç.Dr. Ersin Aksay ve Doç.Dr. Murat Ersel ile eğitici eğitimi ve simulasyon üzerine sohbet ettik...           http://www.youtu...
  • Uluslararası Acil Tıp Eğitici Kursu, Baltimore, Maryland – 21-25 Ekim 201327/12/2012 -- Uluslararası Acil Tıp Eğitici Kursu, Baltimore, Maryland – 21-25 Ekim 2013 (0)
    Uluslararası Acil Tıp Eğitici Kursu 2013 (International Emergency Medicine Teaching Course) 2. defa Maryland Üniversitesi yerleşkesinde ABD'nin Baltimore kentinde 21-25 Ekim tarihleri arasında yapı...
  • Bayram: 30 Nisan “Acil Tıp Günü”29/04/2013 -- Bayram: 30 Nisan “Acil Tıp Günü” (0)
    Geçmişine sahip çıkmak ve geleceğe taşımak; 30 Nisan Acil Tıp Günü Dile kolay 20 yıl önce başlamış Acil Tıp Uzmanlığı’nın ülkemizdeki yolculuğu. Geçen 20 yılda çok uzun yol katedilmiş. Bir-iki ...

The post KADAT2013 – MAYIS – Eskişehir appeared first on acilci.net.

Acilci.Net artık tam “Sosyal”

Acilci.Net bugünden itibaren tamamen sosyal… Livefyre yorum ve paylaşım sisteminin entegrasyonu ile artık hem yazılara yorum yapacak hem de yorumlarınızı ve yorumlara verilen yanıtları twitter, facebook, linkedin gibi sosyal medya aracılarında paylaşabileceksiniz. Ayrıca sosyal medya aracılarından verilen yanıtlar ve tartışmalar da otomatik olarak sitedeki yorumlara eklenecek. Tüm sosyal medya aracıları ve yazılara yaptığınız katkılar artık birbirine entegre. Yorum alanının sağ altındaki ilgili ikonlara tıklayarak giriş yapmayı unutmayın.

Daha iyi acil tıp eğitimi için paylaşmak ve öğretmek için biz tüm kapıları açıyoruz, sizi de paylaşmaya ve öğretmeye bekliyoruz…

 

ACEM2013: Asya Acil Tıp Kongresi, 23-25 Ekim. Tokyo, Japonya

Ekran Resmi 2013-04-16 02.31.14

Asya Acil Tıp Kongresi bu sene Tokyo’da yapılacak. Web sitesi aktif hale geçti, yukarıdaki bannera tıklayarak ulaşabilirsiniz. Şu anda IFEM Başkanlığı görevini yürüten Peter Cameron, tam bir Türkiye aşığı olan ve ülkemizde Travma Resüsitasyon Kursları başlamadan önce Dokuz Eylül Üniversitesinde birkaç yıl boyunca “Travma Care Course” adı altında bu kursları düzenleyen yeni IFEM başkanı James (Jim) Holliman, Kanada Servikal Omur Kurallarını ortaya koyan Ian Stiell burada dinleyebileceğiniz konuşmacılardan bazıları.

http://www2.convention.co.jp/acem2013/

Bazı Önemli Konuşmacılar

Dr. Kazuhiko Maekawa

Dr. Kazuhiko Maekawa
Professor Emeritus, University of Tokyo

Title:
Lessons learned from Major Nuclear Accidents in Japan

Short Abstract:
Nuclear accidents are infrequent, but could occur at any time and at any place. During a 60 years’ history of the nuclear industry in Japan, there were two major nuclear accidents, in which the author was directly/indirectly involved; the Tokaimura Criticality Accident in 1999, and the Fukushima Daiichi Nuclear Power Plant Accident in 2011. Lessons learned from a radiation disaster medicine perspective will be presented.

Dr. Peter Cameron

Dr. Peter Cameron
Chairman of Emergency Medicine, Hamad Medical Corporation in Doha, Qatar
President of the International Federation of Emergency Medicine

Title:
Update on the management of septic shock

Short Abstract:
Septic shock remains one of the biggest killers across the globe. Despite many advances in intensive care and many promising therapies to improve outcome, the evidence based treatments remain limited to early antibiotics, judicious use of fluids, inotropes for low blood pressure, good supportive care and control of the source of infection. There are a number of international trials underway that will improve our understanding of sepsis management. There are also improvements in the way we monitor haemodynamic status that may assist. However most of the novel treatments espoused over the last two decades have proven illusory.

Dr. James Holliman

Dr. James Holliman
Professor of Military and Emergency Medicine
President-Elect, International Federation for Emergency Medicine

Title:
Medical Education in Emergency Medicine

Short Abstract:
Provision of education in basic aspects of Emergency Medicine is important for all medical students, and for most other medical specialty residency training programs. Further education in advanced aspects of Emergency Medicine is of course important for training Emergency Medicine residents and postgraduate physicians in Emergency Medicine practice. The increased use of web based information resources which can be accessed during the provision of clinical emergency care, and the increased use of simulation training have markedly changed Emergency Medicine Education in recent years. The “2011 Model of the Clinical Practice of Emergency Medicine” serves as a useful guide for structuring Emergency Medicine Education. Extensive open access web based resources for Emergency Medicine Education have been developed by the International Federation for Emergency Medicine, the Society for Academic Emergency Medicine, the Council of Residency Directors, and other national Emergency Medicine organizations.

Dr. Ian G. Stiell

Dr. Ian G. Stiell
Professor and Chair, Department of Emergency Medicine, University of Ottawa
Distinguished Professor and University Health Research Chair, University of Ottawa
Senior Scientist, Ottawa Hospital Research Institute

Title:
Management of Recent-onset Atrial Fibrillation and Flutter (RAFF): Time for the ED to take Control

Short Abstract:
“Dr. Stiell will discuss the current controversies in the Emergency Department management of recent-onset atrial fibrillation and flutter (RAFF), including such issues as rate control, cardioversion, stroke prevention, and admission versus discharge. He will review current international guidelines for management of RAFF as well as the evidence behind the Ottawa Aggressive Protocol. Dr. Stiell believes that the majority of RAFF patients can be cardioverted, chemically or electrically, by ED staff and then discharged home within a few hours.”

Dr. Hiu-fai Ho

Dr. Hiu-fai Ho
Chairman of the Coordinating Committee on Accident & Emergency Service at Hospital Authority from 2009 – 2011.
President of the Hong Kong College of Emergency Medicine since 2011.

Title:
End-of-life care in Emergency Department

Short Abstract:
With ageing population, increase in incidence of malignancy and end organ failure after treatment failure, more and more patients will turn up in Emergency Department at their end-of-life stage. Many such patients and their relatives are prepared for the day to come. Owning to various legal, cultural and social reasons, they have to come to hospital to finish this last ‘formality’ which is both psychologically painful and disturbing. While they have no choice to select our service, are emergency physicians and nurses prepared, both psychologically, emotionally and cognitively? As emergency physician and nurse, we are trained to save life, do we recognize that sometimes the best treatment is to do something by doing nothing – a challenging paradigm shift for our specialty? The speaker’s hospital started end-of-life service in emergency department for 3 years. Data will be presented.

Acil Tıp 20. yıl

Acil Tıbbın 20. yılında DEÜ Acil Tıp Anabilim dalının organize ettiği toplantıya acilci.net olarak biz de katıldık. Dönemin rektörü Prof. Dr Namık Çevik ve Dr. John Fowler’ın konuşmaları sizlerle…

Dr. Fowler yaşadıklarını eğlenceli bir anlatımla bizlerle paylaşıyor. İlk ağızdan belki de ilk kez duyacaklarınız için iyi seyirler..

Prof. Dr. Namık Çevik Acil Tıp Uzmanlığı tüzüğünü kabul ettirmek için ne zorluklar yaşadı. Başından geçen hangi olay Bakan ve bürokratları iknada işe yaradı. Birebir yaşayan anlatıyor iyi seyirler…

 

Dr. Bayram: 30 Nisan Acil Tıp Günü

Geçmişine sahip çıkmak ve geleceğe taşımak; 30 Nisan Acil Tıp Günü

Dile kolay 20 yıl önce başlamış Acil Tıp Uzmanlığı’nın ülkemizdeki yolculuğu. Geçen 20 yılda çok uzun yol katedilmiş. Bir-iki odalı acil servisler yerini tam donanımlı Acil Tıp kliniklerine bırakırken, yeni mezun Acil Tıp uzmanları değişimin her aşamasında aktif rol oynamış. Bugün tüm üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde, hemen tüm şehir hastanelerinde, bazı ilçe hastaneleri ve özel hastanelerde acil servislerin sevk ve idaresinden acil tıp uzmanları sorumlu. Şimdilerde akademik kadroları güçlü, kendi alanında söz sahibi bir uzmanlık alanının mensupları olarak gururluyuz.

Tüm bunlara karşın halen kim olduğumuzu, nasıl çalıştığımızı anlatmak zorunda kaldığımız anlar olmuyor değil. Hastalarımızın çoğu için acil servislerde çalışan diğer hekimlerden farkımız yok. Daha önce Acil Tıp uzmanlarıyla çalışmamış olan meslektaşlarımız dahi bizim sınırlarımızı sorguluyor. Bazen sokaktaki insanlara hatta ailelerimize ‘ACİL TIP’ uzmanlığını anlatmakta zorlanıyoruz. Birilerinin onlara eski ‘Acil Servis’lerin artık birer klinik olduğunu ve bizlerin bu kliniklerin uzmanı olduğumuzu anlatması gerekiyor. Onlara sürekli ‘ACİL TIP’ sözünü hatırlatmamız gerekiyor.

Yarın 30 Nisan 2013; Acil Tıp’ın bir uzmanlık ana dalı olarak Tababet uzmanlık Tüzüğü’ne eklenişinin 20. yılı. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk Acil Tıp uzmanının uzman olduğu gün (Dr. Özgür Karcıoğlu -30 Nisan 1998).  Bizler Türkiye’de birçok acil tıp kliniğinde Acil Tıp’ın 20. yaşını kutlayacağız. İzmir’de kutlamaya tüm Acil Tıp klinikleri katılacak ve kuruluşundan bugüne Acil Tıp Uzmanlığı’nı konuşacağız. Sizleri bize katılmaya davet ediyorum. Gelin hep beraber geçmişimize sahip çıkalım ve geleceğe taşıyalım.

30 Nisan tarihini “ACİL TIP GÜNÜ” olarak bundan sonra da her yıl kutlamak istiyoruz. Bugün geçmişe saygı niteliğinde başlayan bu hareketin ülkenin her yerinden Acil Tıp uzmanları ve asistanlarının katılımlarıyla ileride daha çok ses getireceğini düşünüyoruz.

Gelecekte Acil Tıp günü etkinliklerinde halka, meslektaşlarımıza ve ulaşabileceğimiz herkese bu onurlu mesleği anlatabilme arzusu ve umuduyla;

Acil Tıp Uzmanlığı’nın 20. Yılı hepimize kutlu olsun. Nice yıllara….

 

Dr. Başak Bayram

Acil Tıp Uzmanı

 

TATKON2013 web sayfası yayında

Değerli Acil Tıp profesyonelleri, merhaba!

Türkiye Acil Tıp Derneği olarak sizlere unutamayacağınız bir kongreyi sunmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. 9. Türkiye Acil Tıp Kongresini 2-6 Ekim 2013 tarihlerinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ nin katkılarıyla, ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezinde düzenliyoruz.

Eskişehir’in modern ve yeşil bir kent olarak ülkemizde yerleştiği konum, kongremizin katılımcılarımızda bırakacağı farklı deneyimlerle birleşince unutulmaz bir kongrenin bizleri beklediğini söylemek çok yanlış olmayacaktır. Açıkçası ‘Ezber Bozan’ farklı bir kongreye hazır olduğunuzu umuyoruz. Türkiye’de kongre algısını ve anlayışını değiştirecek bir şeyleri paylaşmanın zamanı çoktan gelmişti. Türkiye Acil Tıp Derneği sizlere bu farklı deneyimi yaşatmaktan büyük mutluluk duyacak.

T.C. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, T.C. Eskişehir Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ve Büyükşehir Belediyesi kongremizin en iyi şekilde yapılması için imkanlarını seferber ediyor. Eskişehir ‘HAYAT KURTARAN’ları ağırlamaya hazırlanıyor.

En iyi araştırmalarınızı, en iyi olgularınızı hazırlayın ve bekleyin… Türkiye Acil Tıbbının en güncel, en bilimsel, en sosyal, en keyifli ve en farklı kongresine gelmek için ekiplerinizi ayarlayın, nöbet listelerinizi yapın… Bu kongrede çok farklı bir deneyim yaşayacağınıza ve sizi farklı hissettirecek şeyler sunacağımıza emin olabilirsiniz.

20 yıllık tarihimizin en iyi kongresine gelmeyi seçtiğiniz için hepinize şimdiden çok teşekkür ederiz. Eskişehir’ de görüşmek dileği ile.

Saygılarımızla.

Arif Alper Çevik
Kongre Eşbaşkanı
Levent Avşaroğulları
Kongre Eşbaşkanı

www.tatkon2013.org

GOLD 2013: KOAH alevlenmelerinin yönetimi

Solunum acillerinin ilgi alanına giren hastalıklarda nedense hızlı gelişme sağlanamıyor, ilerlemeler daha yavaş.. GOLD kılavuzunun yayınlandığı  Şubat 2013 sonundan beri, yazı masaüstünde beni beklemekteydi. En sonunda sayfaları çevirmeye başladım. Açıkçası yeni gelişmeler, kanıta dayalı tıp sitelerini takip edenler için pek yeni değil. Yine de KOAH’la ilgili okumaya değer.. Son Notlar kısmında sizler için derlediğim kısa bir özete de ulaşmanız mümkün, iyi okumalar.

 

ÖNEMLİ NOT: Aşağıdaki metinde, konuyla ilgili yazının yayınlanma tarihinde güncel literatürde olan ve yazarın dikkatini çeken önemli noktalara yer verilmiştir. Yazı, herhangi bir makale veya kılavuzun birebir çevirisi olmayıp yazarın yorumlarını içermektedir ve sağlık profesyonellerine yöneliktir. Tıp sürekli gelişen ve değişen bir alandır; tıbbi uygulamalarınızda güncel literatürü esas almanız tavsiye edilir.

 

Tanısal Yaklaşımlar:

KOAH hastası alevlenme semptomlarıyla başvurduğunda değerlendirilmesi gereken parametreler aşağıda sıralanıyor; yatış, taburculuk, antibiyoterapi gibi birçok değişkenin değerlendirilmesinde bu parametrelerin etkisi büyük:

  • Havayolu kısıtlanmasının derecesi
  • Kötüleşen ve yeni gelişen semptomlar
  • Önceki alevlenmelerin sayısı, hospitalizasyonun sıklığı
  • Komorbid hastalıklar
  • Kullanmakta olduğu tedavi
  • Önceki mekanik ventilasyon gereksinimi

 

Laboratuvar:

  • Pulse oksimetri ve arteryel kan gazı analizi, her zamanki gibi incelemenin köşe taşlarını oluşturuyor.
  • Göğüs radyografisi, EKG ve tam kan sayımı ve elektrolit düzeylerinin değerlendirilmesi öneriliyor (özellikle komorbid hastalıklar ve ek sorunlar açısından).
  • Alevlenmelerde spirometrik testlerin yapılması önerilmiyor.

 

Tedavi Yaklaşımı:

KOAH alevlenmelerinin %80’i, hastane dışında uygulanacak olan bronkodilatatör, steroid ve antibiyotik tedavisiyle yönetilebiliyor. Hastane dışında verilen ev tedavileri, sekonder enfeksiyonların önüne geçilmesi açısından da önemli.

 

Hastaneye Yatış Kriterleri:

  • Semptomlarda belirgin artış, ani gelişen istirahat dispnesi
  • Altta yatan ciddi KOAH
  • Yeni fizik muayene bulgularının eklenmesi (siyanoz, periferik ödem)
  • Başlangıçta uygulanan tedaviye yanıtsız alevlenmeler
  • Ciddi komorbid durumlar (kalp yetmezliği, yeni gelişen aritmi)
  • Alevlenme sıklığında artış
  • İleri yaş
  • Yetersiz ev bakımı

GOLD kılavuzlarında daha önce de belirtilen yatış kriterlerinde ciddi bir değişikliğin olmadığı gözlenmekle birlikte, taburcu edilen birçok hastada yukarıda bahsedilen yatış kriterlerinin bulunduğunu biliyoruz. Bunda kriterlerin yeterince objektif olmayışının da etkisi olabilir. Bununla birlikte ilgili tablonun altında “lokal kaynakların değerlendirilmesi gerektiğinden” bahsediliyor. Buradan aslında değerlendirmenin kriterlerin rehberliğinde, fakat hasta ve klinik bazında özelleştirilerek yapılması gerektiği anlamı çıkıyor.

 

Medikal Tedavi:

  • Kısa etkili bronkodilatatörler: Kısa etkili beta agonistlerin tek başına veya kısa etkili antikolinerjiklerle birlikte kullanılması öneriliyor (kanıt düzeyi C). İntravenöz metilksantinlerin (teofilin ve aminofilin) ikinci sıra tedavi olarak ele alınması gerektiğinden bahsediliyor (kanıt düzeyi B). Burada yeniden metilksantinlerin akut dönemde kullanılmasına bağlı olarak gelişebilecek zengin yan etki profili vurgulanıyor, yeni bir öneri yok.
  • Steroidler: Erken relapsı ve hastane yatış sürelerini azaltıyorlar. 10-14 günlük prednizolon tedavisi (30-40 mg/gün) öneriliyor (kanıt düzeyi D). Steroid tedavisinin süresiyle ilgili bir konsensüs yok, belki burada yan etki profili ve 5 gün üzerinde oluşan adrenal baskılanma göz önünde bulundurulabilir. Bu riski gözeterek acilden taburcu olacak hastalara steroid reçete edilmesi önemli. Öncesinde pek çok kez vurgulandığı gibi steroidlerin oral, iv veya nebül yoluyla verilmesinin klinik açıdan herhangi bir önemi yok. Maliyet – etkinlik açısından düşünüldüğünde ise inhale steroidlerin çok daha maliyetli olduğu açık.
  • Antibiyoterapi: KOAH alevlenmelerinin birçoğunun altta yatan nedeni enfeksiyöz sebepler. Ataklarda enfeksiyöz etkenin saptanması açısından viral/bakteriyel nedenlerin ayrımında prokalsitonin düzeylerinin işe yarayabileceğinden bahsediliyor. Kanıta dayalı tıp kaynaklarında daha önce belirtildiği gibi antibiyotik başlanması için üç ana değişkenin varlığına bakılması gerekiyor: Bunlar dispne miktarında artış, balgam miktarında artış ve balgam pürülansında artış (kanıt düzeyi B). Balgam pürülansındaki artış, bu parametreler içinde en değerli olanı. Antibiyoterapi için önerilen süre 5-10 gün (kanıt düzeyi D). Ampirik antibiyotik tedavisinde aminopenisilin türevleri (klavulanatla birlikte veya değil), makrolidler, tetrasiklinler kullanılmalı. Antibiyotik seçiminde lokal direnç faktörleri ve hastaya ait faktörler de gözetilmeli.

 

Solunumsal Destek:

  • Oksijen: Hedef satürasyon %88-92 olacak şekilde ayarlanmalı. Oksijen tedavisinin uygun konsantrasyonda verilebilmesi için Venturi maskelerinin kullanılmasının daha yerinde olacağından bahsediliyor.
  • Non invaziv mekanik ventilasyon:
    • Başarı oranı %80-85
    • Doğru uygulandığında ventilatör ilişkili pnömoni, hastanede kalış süresi ve mortalitede belirgin azalmaya neden oluyor (kanıt düzeyi A).
    • Endikasyonları (herhangi biri): Respiratuar asidoz (pH<7.35 ve/veya pCO2>45 mmHg) veya solunum iş yükü artışı, interkostal retraksiyonların eşlik ettiği ciddi dispne
  • İnvaziv mekanik ventilasyon:
    • Noninvaziv MV başarısızlığı
    • Solunumsal veya kardiyak arrest, solunumda duraklamalar
    • Bilinçte kötüleşme veya psikomotor ajitasyon
    • Masif aspirasyon
    • Solunum sekresyonlarının kontrol edilememesi
    • Kalp hızı <50
    • Sıvı ve vazoaktif ajanlara cevapsız ciddi hemodinamik anstabilite
    • Ciddi ventriküler aritmiler
    • Hayatı tehdit eden hipoksemi

 

Taburculuk Kriterleri:

  • Hasta ilaçlarını düzenli bir şekilde uygun ev bakımı şartlarında kullanabilecek, hasta ve hasta yakınları gerekli tedavinin uygulanmasının farkında olacaklar (ilaçlar, konsantratör, nebül cihazları vs).
  • Kısa etkili beta agonist ihtiyacı 4 saatten sık olmayacak.
  • Eğer hasta öncesinde hareketliyse, oda içinde serbestçe yürüyebilecek.
  • Hasta uyku veya yemek yeme gibi etkinlikleri sırasında dispne epizodu yaşamayacak.
  • Hastanın kan gazları ve kliniği son 12-24 saatten bu yana stabil olacak.

 

 

SON NOTLAR VE ÖZET

  • Antibiyoterapi kararı üç kardinal etmene göre belirlenmeli: Balgam pürülansı, balgam miktarı, dispnenin derinliği
  • GOLD kılavuzunda noninvaziv ve invaziv mekanik ventilasyon kriterleriyle taburculuk kriterlerinde ciddi bir değişiklik yok. Bununla birlikte sık yöneltilen eleştirilerden biri, taburculuk kriterlerinin acil servise atak sonrasında başvuran hastalar için pek uygun olmadığı (12-24 saat kan gazı stabilitesi gibi). Çoğu hastamızda bu kriterleri biraz gevşeterek uyguladığımız açık. Bu nedenle acil servis pratiği için daha net ve objektif parametrelere ihtiyacımız var.
  • Acil servise atak sonrasında başvurup taburcu olan hastalara mutlaka steroid reçete edilmeli. Bunu mutlaka kendi çalıştığınız kliniğin güncel pratikleri içinde değerlendirmeniz gerekiyor, ayrıca karar hasta bazında da özelleştirilmeli. Burada hastanın yakın zamanda bir Göğüs Hastalıkları polikliniğine müracaat şansı ve vereceğiniz tedaviye uyum gösterip göstermemesi, oral steroid gibi kötüye kullanılmaya çok açık bir ilaçla ilgili kararlarınızı etkileyebilir. Örneğin güncel pratikte, konuyla ilgili yayınlanmış diğer çalışmaları da düşünerek, hastalara adrenal aksı baskılamayacak kısa süreli (5 gün) oral steroid tedavisi planlanabilir. Bununla birlikte hemen yarın polikliniğe başvuracak bir hastada, steroid reçetelenmesi kendi hekimine de bırakılabilir. Bununla ilgili kanıtlar ne yazık ki çok zayıf.
  • Oksijen konsantratörleri, alevlenme döneminde hipoksik olan VE takip eden 3 ay boyunca hipoksik kalmaya devam eden hastalara yazılmalıdır. Oksijen konsantratörlerinin, alevlenme dönemindeki bir hastada değerlendirilen kan gazlarıyla hastanın kullanımına sunulması uygun değil.

 

 

 

 

Akut Spinal Kord Hasarında Yüksek Doz Steroid Tartışması Bitti

Akut spinal kord hasarında metilprednizolon tedavisi uzun zamandır üzerinde tartışmaların durulmadığı bir konu. Bu konudaki tartışmaların tarihçesi ise konunun kendisinden bile ilginç. Tartışmalara son noktayı AANS’nin kılavuzu noktayı koydu: yüksek doz metilprednizolon tedavisinin zararlı olduğunu ve kullanılmaması gerektiğini belirtti.

İsterseniz önce bu tartışma nereden başladı ve son 25 yıla damgasını vuran bu konu nasıl şekillendi biraz irdeleyelim:

1990 mart ayında ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) kendi desteğinde gerçekleştirilen NASCIS-2 çalışmasının sonuçlarını tüm dünyaya duyurdu. 487 kişilik bu çalışmada yüksek doz steroidlerin akut spinal kord hasarı sebebiyle gerçekleşen paralizi oranını düşürdüğü gösterilmişti. Hemen bu açıklamanın ardından NIH ABD’deki tüm acil servislere bir “Sayın Doktor” mektubu göndererek bu tip yaralanması olan hastalarda uygulanması gereken doğru doz şemasını herkese bildirdi. O zamanlar ABD’deki spinal kord hasarı sebebiyle sakat kalan genç ve sağlıklı insan sayısının yüksek olması sebebiyle bu yaklaşım çoğu kişi tarafından doğru olarak kabul edildi. Gerçekten de NASCIS-2 sonuçlarının gösterdiği gibi bir fayda varsa bu sağlıklıyken birdenbire tekerlekli sandalye ve solunum cihazına bağlanmak zorunda kalan insanlar için büyük bir gelişmeydi. Bu sebeple de NIH gönderdiği “Sayın Doktor” mektubunda yüksek doz steroid tedavisinin acil tıp hekimleri için “standart bakım” olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiyordu.

Bu noktada ABD’deki “standart bakım” tanımına biraz açıklık getirelim. ABD’de tıp kurumları tarafından standart bakım olarak kabul edildiği bildirilen tedavi ya da yaklaşımları uygulamayan hekimler hakkında açılan davalarda hekimin sigortası dahi verilen cezaları karşılamıyor ve hekimin ceza alması kesinleşiyor. Bu sebeple de standart bakım olarak kabul edildiği ilan edilen herşey – hekimler uygun olmadıklarını düşünüyor olsalar bile – hukuk karşısında hekimi suçlu duruma düşürebilen bir çeşit democles’in kılıcı.

 

NIH yüksek doz steroidleri standart bakım olarak ilan etmiş olsa da tüm hekimler aynı fikirde değildi. İllinois Nöro-spinal Enstitüsünde çalışan bir nöroşirürjisyen olan Fred H Geisler, steroid aldığı halde daha iyiye gitmeyen hastaların yanı sıra kötüleşen hatta steroid yan etkileri (GİS kanama ve enfeksiyonlar) yüzünden kaybedilen hastalardan haberdardı. Geisler, NIH’in ifadelerinin kesinliğine açıkçası şaşırmıştı. Bu sebeple de verileri kendisi de değerlendirmek istedi. NEJM dergisinde yazı yayınlandığında (NIH’in mektubundan 6 hafta sonra) içeriğindeki verilerin kendisini tatmin etmediğini gördü. Çalışma, tüm hastaların verilerini sunmak yerine bir alt gruptaki hasta verilerini paylaşmaktaydı.

Geisler ham veriyi değerlendirebilmek için NASCIS-2 çalışmasının baş yazarlarından olan Michael Bracken’la (Yale Halk Sağlığı Okulu) iletişim kurdu. Bracken, ham verileri hem Geisler’le hem de aynı fikirde olan başka akademisyenlerle paylaşmayı reddetti.

Tartışmalarını akademik ortamda devam ettirmesine rağmen değerlendirecek verilere ulaşamayan akademisyenler Cochrane tarafından 2002 yılında steroidlerin akut spinal kord hasarında faydalı olduğunu gösteren bir derleme ile iyice köşeye sıkıştı. Bu derleme ile NIH’in eli de iyice güçlenmiş oldu. Yazar, “metilprednizolon sodyum süksinat’ın randomize kontrollü bir faz 3 çalışmada süreklilik arz eden bir nörolojik iyileşme sağladığının gösterildiğini ve bu verinin ikinci bir çalışmayla detseklendiğini” belirtmekteydi. Cochrane derlemesinde yan etkilere hiç atıfta bulunulmaması ve meta-analize alınan çalışmaların aslında “negatif” çalışmalar olması şüphede olan akademisyenlerin sayısını arttırmaktaydı. 1984 yılında yayınlanan NASCIS-1 çalışması istatistiksel olarak negatif bir çalışmaydı, ancak verilen dozun muhtemelen az olduğu gerekçesiyle meta-analiz dışında bırakılmıştı. NASCIS-2 (1990) çalışması da istatistiksel olarak negatif bir çalışma olmasına rağmen (6. ayda ortaya çıkan ancak 1. yıl sonunda kaybolan ince dokunma ve iğne testlerindeki iyileşmeler hariç) yaralanmadan sonraki 3 ila 8. saatler arasında steroid alan hasta alt grubunun motor fonksiyonlarında 6. ay ve 1. yıldaki iyileşme olduğunu gösteren bir post-hoc analiz ile meta-analizde yer almaktaydı. Cochrane ve genel meta-analiz kurallarına göre “post-hoc alt grup analizleri, başkaca çalışmalarla kanıtlanana kadar pratik uygulamayı değiştirecek düzeyde kanıt olarak kabul edilemezler” kuralı burada çiğnenmişti. Derleme’de yer alan bir diğer çalışma olan Otani (1994) birincil sonlanım açısından yine negatifti. Post-hoc analizlerde duysal ağrazların geri dönüşü yönünden steroid alan grupta fayda gösterilirken, motor defisit açısından kontrol grubu daha iyi çıkmıştı. Toplamda her iki grup arasında bir fark yoktu. Son çalışma olan NASCIS-3 çalışması ise zaten plasebo-kontrollü bir çalışma değildi.

NASCIS 2 ve 3 çalışmalarındaki motor fonksiyon iyileşmelerini karşılaştırmalı olarak gösteren grafik

NASCIS 2 ve 3 çalışmalarındaki motor fonksiyon iyileşmelerini karşılaştırmalı olarak gösteren grafik

 

Bunun üzerine 2003 yılında benzer fikirde olan ve standart bakım’ın bu olması için verilerin kendilerini ikna etmediğini düşünen bir kısım hekimin başvurusuyla Jeanne Lenzer tarafından NIH’e “Bilgi Edinme Özgürlüğü” yasası kapsamında bir resmi bir başvuru yapıldı. NIH, verileri kendisinin saklamadığını belirterek Jeanne’ı Bracken ve Yale Üniversitesine yönlendirdi. Her ikisi de talebi yine reddetti.

NASCIS-2 verilerine erişilememesine rağmen NIH’in açıklamaları sebebiyle çoğu doktor yüksek doz steroid uygulamasının standart bakım gereği olduğunu düşünerek uygulamaya devam etti. 5 Mayıs 2004′de Orlando’da yapılan AANS (Amerika Beyin Cerrahları Birliği) Kongresinde Bracken ve Geisler’in karşı karşıya geldiği bir münazara düzenlendi. Münazaradan önce yapılan elektronik ankete göre beyin cerrahlarının sadece %21′i sterodilerle sonuçların iyileştiğine inanıyordu (%48′i sonuçların iyileşmediğini, %31′i ise bilmediğini söyledi). Münazara sonrasında, steroidlerin sonuçları iyileştirdiğini belirten %21′lik oran %11′e düştü ve sadece %6′sı bu uygulamanın standart bakım kabul edilmesi gerektiğini ifade etmekteydi. Ne var ki, “bundan sonra akut spinal hasar hastalarında kendilerinin steroid verip vermeyeceği” sorulduğunda %60′ı “Evet” diye yanıtlamıştı. Sebebi sorulduğunda %11′i faydalı olduğuna inandığını söylerken, %31′i dava açılmasından korktuğunu, %38′i ise daha iyi bir alternatif tedavi olmadığı belirtmekteydi.

Geisler’in düşüncelerine en şaşırtıcı destek hiç beklenmeyen bir kaynaktan geldi: NASCIS-2 çalışmasında Bracken ile beraber çalışan diğer baş-araştırmacı olan William Collins. Collins, Bracken ile fikir ayrılığına düştüklerini ve “Bracken’in hep bulması mümkün olmayan sonuçları bulmaya çalıştığını” ifade ederek ismini NASCIS-3 çalışmasından çektiğini açıkladı.

Cochrane hemen hemen aynı ifadelerle 2012 yılında derlemesini güncelledi. Yorumlar ve önerilerde bir değişiklik yoktu.

Belki de sizleri en çok şaşırtacak ve Geisler gibi düşünenleri şüpheye götüren en önemli şey 2000, 2002 ve 2012 Cochrane derlemeleri ile NASCIS-1, NASCIS-2 ve NASCIS-3 çalışmalarının yazarının aynı kişi olmasıydı: Michael Bracken!

 

Kendi çalışmalarını topladığı Cochrane derlemeleriyle yüksek doz steroid konusunda tek kişilik bir ordu gibi çalışan Bracken’ın tezi Neurosurgery dergisinde Mart 2013′te yayınlanan yeni kılavuz ile gerçek anlamda tarihe karışıyor.

Mart 2013 sayısında AANS’nin SSS Kılavuz Komitesi tarafından Akut Servikal Omur ve Spinal Kord Yaralanmalarının Yönetimi Kılavuzu (AANS/CNS Joint Guidelines Committee, updated Guidelines for the Management of Acute Cervical Spine and Spinal Cord Injury) yayınlandı. Hurlbert ve ark. tarafından yazılan ve Akut Spinal Kord Hasarında Farmakolojik Tedavi başlıklı 8. Bölümde pratiği değiştirecek aşağıdaki net öneriler yer alıyor:

Öneriler

Düzey 1

Akut spinal kord hasarında metilprednizolon (MP) verilmesi önerilmemektedir. MP tedavisi vermeyi düşünen hekimler ilacın bu endikasyonda FDA onayı olmadığını akıllarında tutmalıdırlar. MP’nin akut spinal kord hasarında klinik faydası olduğunu gösteren Sınıf 1 ya da Sınıf 2 kanıt bulunmamaktadır. Sınıf 3 değerliliğe sahip dağınık bazı bildirilerce bildirilen fayda tutarsız olup muhtemelen şans ya da hasta seçim hatasına bağlıdır. Aksine, yüksek doz steroidlerin ölüm de dahil olmak üzere zararlı yan etkilere sahip olduğuna dair Sınıf 1, 2 ve 3 kanıtlar mevcuttur.

 

Yeterli derinlikle incelenemeyen, verilerin kapalı olduğu ve tıp camiasıyla paylaşılmadığı durumlarda tıbbi kanıtın derecesinin kişilerin hırslarıyla nasıl yanlış yönlendirildiğine dair son 25 yılı kapsayan bir bir örnek durum olarak ders çıkarılması gereken bir süreçle karşı karşıyayız.

 

Sonuç

Güncel kılavuzlar Akut Spinal Kord hasarında yüksek doz metilprednizolon verilmesinin zararlı olduğunu ve uygulanmaması gerektiğini göstermektedir.

 

Kılavuzdan Örnek Tablolar

Kiwerski ve ark. çalışması MP verilenlerde nörolojik iyileşme gösterse de verilmeyenlerin mortalitesi tüm yaş gruplarında belirgin yüksek. Bu da spinal kord yaralanması daha hafif olan hastaların seçildiğini, ağır olanların tercih edilmeyerek bir hasta seçim hatası yapıldığını gösteriyor.

Kiwerski ve ark. çalışması MP verilenlerde nörolojik iyileşme gösterse de verilmeyenlerin mortalitesi tüm yaş gruplarında belirgin yüksek. Bu da spinal kord yaralanması daha hafif olan hastaların seçildiğini, ağır olanların tercih edilmeyerek bir hasta seçim hatası yapıldığını gösteriyor.

Referanslar

Bracken MB. Steroids for acute spinal cord injury. Cochrane Database Syst Rev. 2012 Jan 18;1:CD001046. doi: 10.1002/14651858.CD001046.pub2.

Hurlbert RJ, Hadley MN, Walters BC, Aarabi B, Dhall SS, Gelb DE, Rozzelle CJ, Ryken TC, Theodore N. Pharmacological therapy for acute spinal cord injury. Neurosurgery. 2013 Mar;72 Suppl 2:93-105. doi: 10.1227/NEU.0b013e31827765c6.

http://www.emlitofnote.com/2013/04/neurosurgerys-takedown-of-steroids-in.html

 

SVO’da TPA, peki ya sonrası?

İlk 3 saat içerisinde başvuran iskemik SVO’da trombolitik uygulaması artık iyice bilinen ve nihayet yaygınlaşan bir uygulama oldu. Bu yazıda iskemik SVO veya trombolitik tedaviden bahsedilmeyecektir. Kaldı ki yakın geçmişte acilci.net’te Dr. Nurettin Özgür DOĞAN ilgili güncel kılavuzdan, 2013 İskemik İnme Kılavuzundan bahsetmişti. Yeni kılavuz trombolitik konusunda önceki bilgilerimize fazla yenilik getirmemişti. Bu kılavuza BURADAN ulaşabilirsiniz.

İskemik SVO’da trombolitik verme kararı alındığında belki de en zor olan kısım onam öncesi hastaya ve/veya yakınına trombolitik tedavinin olası fayda ve risklerini anlatmaktır. Aşağıda emedicine.medscape.com’da yer alan çok güzel bir şemayı paylaşmak istiyorum. Burada trombolitik tedavi verilen 100 hastada ne olduğu/olacağı hasta yakınlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde gösterilmektedir. Belki bir çoğunuz zaten kullanıyordur bu şemayı. Sizler için bu şemayı Photosop’ta yeniden tasarlayıp ilgili metinleri Türkçeleştirerek yeniden hazırladım. Ayrıca baskı almak isteyenler için yüksek çözünürlükteki halini de ekledim. Aşağıda düşük çözünürlüklü versiyonuna tıklayınca büyük çözünürlüklü hali yeni pencerede açılacaktır.

Şemanın emedicine’daki orijinal haline BURADAN ulaşabilirsiniz.

TPAinSVOacilcinet

 

Şemanın büyük hali için yukarıdaki resme tıklayın.

 

17 Nisan 2013

Dr. Gökhan AKSEL

Gmail posta alıcısına bağlanırken şifre hatası başlayanlar, dikkat!

Gmail IMAP serveri sabah saatlerinden itibaren bazı kullanıcılar için çalışmamakta. Bu hesapla bağlı tüm mobil cihazlar ve laptoplarda şifre hatası verip size tekrar şifre soruyor. Google bu hatadan haberdar ve altta yer alan ekrandan kontrol edebileceğiniz gibi Gmail ve Drive sistem durumlarını arızalı olarak değiştirdi. Gün içerisinde düzelteceklerini umuyorum.

Lütfen Gmail ŞİFRENİZİ DEĞİŞTİRMEYİN. Şimdilik beklemekten başka yapacak birşey yok.

Edit: 16:35 itibariyle sistem yeniden çalışmaya başladı…

 

Haldun Akoğlu

http://www.google.com/appsstatus#hl=en&v=status&ts=1366204430053

Mattu: PTE ve T Negatifliği – Türkçe Altyazılı (15 Nis’13)









Eş zamanlı inferior (III – aVF) ve anteroseptal (V1-3) T negatifliği = Büyük PTE

Kardiyak iskemi bulguları yokken gelişen bu şekildeki bir T negaitfliği PTE yönünden %99 prediktiftir!

Mattu ddx PTE T neg

Altyazılar: Dr. Can Özen & Video İşleme ve Yayın: Dr. Haldun Akoğlu

Amal Mattu; Maryland Üniversitesi Acil Tıp AD Profesörü, Emergency Medicine Clinics of North America Editörü, EKG gurusu ve sayısız Acil Tıp kitabının yazar ve editörüdür. #FOAMed hareketini daha adı konmadan Joe Lex ile beraber başlatan kişilerden biri, bir Acil Tıp fenomenidir. Haftalık EKG vaka serilerini vodcast olarak yıllardır yayınlamaktadır. Bu serileri acilci.net üzerinden paylaşmakta olup yakında Türkçe altyazılarıyla sizlerle birlikte olacaktır. Acilci.Net Uluslararası Editöryal Danışma Kurulu Üyesidir.


Fowler: Acil Tıpta Yenilikler (Nisan 2013)

Dr. John Fowler’ın her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği, dikkat çekici, ufkunuzu genişletecek makalelerden oluşan “Acil Tıpta Yenilikler ” toplantısını 2 bölüm halinde ve tabi ki dublajsız “Türkçe” olarak izleyebilirsiniz.

 

 

 

Bölüm 1:

  • Hands only defibrilasyon
  • USG ile Akut pulmoner ödem tanısı
  • Gebeliğin erken döneminde vajinal muayene ne kadar yararlı?
  • Çocuk dirsek yaralanmalarında USG ile kırık tespiti
  • Analjezi için düşük doz ketamin
  • Nazal kanül ile yüksek akımlı oksijen

Bölüm 2:

  • Deneysel pnömotoraks tespitinde direk grafi USG karşılaştırılması
  • Elektronik dosya malpraktisi azaltır mı?
  • Obez hastalarda antibiyotik dozu
  • Pilenoidal apse serisi
  • Astım için vagal stimilatör
  • Kompartman sendromunda infrared spektroskopi
  • Kalp masajı için yeni bir fikir
  • Terapötik hipotermide farklı ilaç tedavisi
  • Dr. Fowler’ın küçük sürprizi

Mattu: STEMI / Perikardit Ayırıcı Tanısı – Türkçe Altyazılı (8 Nisan 2013)

Mattu, bu haftaki vakasında STEMI ve Perikardit’i bir kez daha hızlıca karşılaştırıyor. Net ve her durumda uygulanabilir bu ayırma algoritmasıyla kendinizi çok daha güvende hissedeceğinize eminim.

Altyazılar: Dr. Can Özen

Video Editing: Dr. Haldun Akoğlu

 

 

Amal Mattu; Maryland Üniversitesi Acil Tıp AD Profesörü, Emergency Medicine Clinics of North America Editörü, EKG gurusu ve sayısız Acil Tıp kitabının yazar ve editörüdür. #FOAMed hareketini daha adı konmadan Joe Lex ile beraber başlatan kişilerden biri, bir Acil Tıp fenomenidir. Haftalık EKG vaka serilerini vodcast olarak yıllardır yayınlamaktadır. Bu serileri acilci.net üzerinden paylaşmakta olup yakında Türkçe altyazılarıyla sizlerle birlikte olacaktır. Acilci.Net Uluslararası Editöryal Danışma Kurulu Üyesidir.

Makedonya yeni başlıyor biz 20 yıl öndeyiz

Selam,

Üsküp sonrasında eve dönmenin verdiği mutlulukla yazıyorum, kongre ya da sempozyumlar giderken çok keyifli oluyor ama dönüş yolu her zaman çok yorucu :) Acil Tıp Uzmanları derneğinin organize ettiği 2. Uluslararası Acil Tıp Sempozyumu için oradaydım. acilci.net takipçileri merak eder diye Makedonya’da Acil Tıp sistemi nasıl işliyor bir soruşturayım dedim.

Makedonya’da Acil servisler bizde eskiden uygulanana benzer şekilde cerrahi acili, kardiyoloji acili vb gibi bölünmüş durumda sistem anestezi uzmanlarının üzerinden işliyor. Burada Acil Tıp uzmanı yok ama Sağlık Bakanlıklarının desteğiyle Acil Tıp Asistan programı hazırlığı için bir komisyon kurulmuş bu komisyonun bir üyesi olan anestezi doçenti Dr. Biljana Kuzmanovska ile Tıp Fakültesinin kantininde “Hipokrat Kafe” de görüştük.

Nasıl bir asistan programı planladıklarını sorduğumda açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Beş yıllık program dahilinde çeşitli rotasyonlarla (örn 6 ay yoğun bakım, 6 ay cerrahi, 6 ay pediatri vs.) süreyi bitirip Acil Tıp Uzmanlarını acil servislerde ve “ambulanslarda” görevlendirmeyi düşünüyorlarmış. Her ne kadar dilim döndüğünce bu uygulamanın çok sağlıklı olmadığını belirtsem de bunun bakanlık görüşü ve genel bir eğilimin sonucunda olduğunu söyledi.

Düşünsenize acilde çalışmadan Acil Tıp Uzmanı oluyorsunuz. Eğitim programlarını nasıl düzenlendiğini sorduğumda Avrupa’da uygulanan sistemi baz aldıklarını -ki benim anladığım kopyalayıp yapıştırdıklarını – söyledi. Kağıt üzerinde her şey hazırmış ancak bakanlıklarının bunun için ayırdıkları fon kesilmiş bu nedenle ara vermek zorunda kalmışlar bu yıl sonuna doğru programın başlayacağını düşünüyorlar. Ben üzerime düşeni yaptım ve 20 yıllık bir geçmişi olan Acil Tıp sistemimizin bu süre zarfındaki gelişiminden güç alarak, bazı önerilerde bulundum. Gerisi onlara kalmış :)

Orada her şey yeni başlıyor bizim sistem ise artık “kıdemlenmiş” durumda, şu an 20 yıl öncesine göre çok başarılı bir yerdeyiz. Acaba 20 yıl sonra şimdiye kadar olanı 2’ye katlayabilecek miyiz?

Ben ümitliyim ya siz?

Yusuf Ali Altuncı; On yıl kadar uzakdoğuda çalıştıktan sonra vahşi batıya dönmüş ve Ege Üniversitesi Acil Tıp AD’nda Uzman olarak çalışmaya başlamıştır. Sayısız toplantıda yaptığı sosyal moderatörlükleriyle hatırı sayılır bir izleyici kitlesine sahiptir. Acil tıp asistanlığı “Kıdemlinin kral olduğu dönemde çömez, çömezin kral olduğu dönemde kıdemli” olarak kavganın doğduğu Mezopotamya topraklarında geçmiştir. Twitter üzerinde @draltunci adresinde paylaşımlarda bulunmaktadır. Acilci.Net Kurucu Yazarı ve Anchorman’idir. Ne iş olsa yapar.

Acil Tıp Asistan Sempozyumu (ATAS 2013)

TATD’nin bu yıl 8. kez düzenleyeceği Acil Tıp Asistan Sempozyumu 29 Mayıs – 2 Haziran tarihleri arasında daha önce hiçbir Acil Tıp toplantısının yapılmadığı bir yerde, Rize’de Ayder Yaylasında yapılacak. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin evsahipliğini yaptığı sempozyumla ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.atas2013.com/index.php adresinden ulaşabilirsiniz…

Geçen sene Ürgüp’de yapılan Sempozyum yapısı gereği öncelikle asistan hekimlerin ihtiyaçları ve beklentileri düşünülerek hazırlanıyor. Her sene geniş bir asistan katılımına sahne olan sempozyum rutin kongrelerin yapısı dışındaki genç ve dinamik havasıyla asistanlar kadar uzmanların da ilgisini çekiyor. 

Biz şimdiden yerimizi ayırttık…

Acilci.Net Ayder yaylasından da izlenimlerini sizlere aktarıyor olacak…

Mayıs sonu için şimdiden nöbetleri ayarlamak gerekecek gibi görünüyor…

VIII. Acil Tıp Asistan Sempozyumu 29 Mayıs – 2 Haziran

Acilci.net: Üsküp izlenimleri

Acilci.Net Editörler ve Yazarları yurtdışında sempozyum düzenlemeyi bir gelenek haline getiren ATUDER’in Makedonya Sempozyumundaydı. 11-14 Nisan tarihlerinde gerçekleşen bu organizasyonda büyük emeği geçen Doç. Dr. Yücel Yavuz ile sempozyumu, neden yurtdışı destinasyonlar seçildiğinde, hedefleri ve bu tip organizasyonların kazanımlarının neler olduğunu konuştuk. Yine; görselleri ve huzur veren müziğiyle Makedonya ve Üsküp’ü de sizlere anlatmaya çalıştık…

Acilci.Net’in gözünden Üsküp ve Makedonya Sempozyumu…

Yusuf Ali Altuncı & Serkan Emre Eroğlu

Serkan Emre Eroğlu; Marmara Üniversitesi Acil Tıp AD’nda öğretim üyesidir. İstanbul Oryantasyon Eğitimi, Acil Tıp Sempozyumu ve Meslek örgütleri etkinliklerinde yönetici görevlerinde bulunmuştur. Birçok kitap, medikal-paramedikal dergi içeriğine katkıda bulunmuş, editörlüğünü yürütmüştür. Üzerinde çalıştığı son proje Tarascon EKG cep kitabı olup, editörlerinden biridir. Twitter üzerinden @drseroglu adresinden paylaşım yapmaktadır. Her konuda A. B… ve hatta Z planı vardır. Planlama departmanında diğer tüm yazarlarla beraber zevkle çalışır.  Acilci.Net Yazarıdır.
Yusuf Ali Altuncı; On yıl kadar uzakdoğuda çalıştıktan sonra vahşi batıya dönmüş ve Ege Üniversitesi Acil Tıp AD’nda Uzman olarak çalışmaya başlamıştır. Sayısız toplantıda yaptığı sosyal moderatörlükleriyle hatırı sayılır bir izleyici kitlesine sahiptir. Acil tıp asistanlığı “Kıdemlinin kral olduğu dönemde çömez, çömezin kral olduğu dönemde kıdemli” olarak kavganın doğduğu Mezopotamya topraklarında geçmiştir. Twitter üzerinde @draltunci adresinde paylaşımlarda bulunmaktadır. Acilci.Net Kurucu Yazarı ve Anchorman’idir. Ne iş olsa yapar.

Çevik: USG ile DVT Tanısı

Acil servislerde sıkça karşılaştığımız şiş ve ağrılı ekstremite yakınmasıyla gelen hastalarda DVT, sellülit vb ayrımı açısından USG son derece önemli ve hız kazandırıcı bir yere sahiptir. Bu eğitim videosu Acil Servis şartlarında USG’nın DVT tanısında kullanımının temel noktalarına değinmektedir. 17 dk’lık video’yu keyifle izlemeniz dileği ile…

 

 

 

Bu videoda kullanılan bazı görüntüler, youtube ve çeşitli internet sitelerinde yer alan sonosite tarafından hazırlanmış videolardır. Daha detaylı görüntüler için sonosite web sayfasına bakılabilir. İçerikte sonosite firmasının görüntüleri kullanılmış olmasına rağmen, firmayla herhangi bir maddi yada profesyonel ilişki söz konusu değildir. Görüntüler, eğitim içeriğine uygun örnekler olduğu için tercih edilmiştir. http://www.sonosite.com/education/

 

Arif Alper Çevik; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Acil Tıp AD başkanıdır. Uluslararası Acil Tıp, tıp eğitimi, travma, acil ultrasonografi özel ve profesyonel ilgi alanını oluşturmaktadır. Kanıta Dayalı Acil Travma Yönetimi Kursu (KADAT) direktörüdür. Şu anda TATKON 2013 Kongre Eş-Başkanlığı görevini yürütmektedir. Grafik tasarım ve audio-visual programlar hobisidir. Snowboard ve windsurf yaparak rahatlar. Acilci.net Kurucu Yazarı ve Editöryal Kurulu Üyesidir.

iPhone: Guideline Central

iTunes Tanımlaması: Bu program tıp kurumlarınca desteklenen ya da hazırlanan kanıta dayalı tedavi kılavuzlarını en geniş şekilde birarada barındırmaktadır. Kılavuzlar, düzgün, kolay okunabilir bir yapıda sunulmuş olup hastabaşında kullanıma uygundur. 8 milyondan fazla satılan Guidelines PocketCard serisi temel alınmıştır.

Fiyatı: Ücretsiz

iTunes Link

IMG_0968

 

IMG_0969

 

Ekran görüntülerinin büyük halleri için üstlerine tıklayabilirsiniz

Bence: Her ne kadar ücretsiz olarak tanımlansa da bazı program içi satın alma seçenekleriyle beraber geliyor. Ancak 10555 bedava kılavuz ve sadece 64 tanesi ücretli. American College of Chest Physicians, American Society of Clinical Oncology, ve benzeri kılavzulardan şaşmam diyenlerdenseniz şu anda erişebileceğiniz en iyi program.

 

Haldun Akoğlu; Marmara Üniversitesi Acil Tıp AD’nda Öğretim Üyesidir. TATD Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye Acil Tıp Dergisi Editör Yardımcısıdır. İnternet, istatistik, tüplü dalış, fringe, castle, nikonD90 ve civilization5 oyunu özel ilgi alanları içerisindedir. Uluslararası FOAMed internet eğitimi devrimi saflarına Twitter ile katılan ilk Türk’tür. Türkçe, İnternet üzerinden Bilimsel, Açık Erişimli, Acil Tıp Eğitimini Güvenilir ve Hakemli bir siteden yayınlama fikriyle Twitter üzerinde #FOAMedTr hashtagini yaratarak paylaşımlara başlamış (@HaldunAkoglu@drhaldun), ardından da bu hareketin ana bacağı olan ilk Türkçe FOAM sitesi olan acilci.net’i hayata geçirmiştir. Acilci.net’in Sahibi, Kurucusu, Yürütücüsü, Teknik Editörü ve Güzin Ablasıdır.

James Roberts: Anjiyoödem (İngilizce) – RESUS12 – Amal Mattu’nun yorumlarıyla…

Prof. Dr. James Roberts Drexel Üniversitesi Acil Tıp AD Başkan Yardımcısı. Aynı zamanda bir Toksikolog. Amerika’da Board sınavlarında görev alan sertifikalı bir sınav hocası. Mercy Philadelphia hastanesinde Institute for the Treatment of Poisonous Bites and Stings (Zehirli Isırık ve Sokma Tedavi Enstitüsü) direktörü. Anjiyoödemi daha iyi kim anlatabilirdi? Üstelik yine Amal Mattu yorumları ve katkılarıyla… İyi seyirler… [...]

Corey Slovis: Hiperkalemi (İngilizce) – RESUS12 kongresinden…

Acil Tıp eğitiminde özellikle de CME kurslarında vazgeçilmez bir eğitmen olan Corey Slovis’in RESUS2012 kongresindeki kardiyoloji sunumunun Hiperkalemi ile ilgili bir kısmı… Corey Slovis Metro Nashville İtfaiyesi ve Nashville Uluslararası Havaalanı Medikal Direktörü, ve Vanderbilt Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı, hem Acil Tıp hem de Dahiliye Profesörü. ABD’nin en ünlü konuşmacılarından. American College of Emergency [...]

Singapur Sonrası ve Adanmışlık!

Merhaba, Singapur’dan yaklaşık 11 saatlik uçuş sonrasında önce İstanbul, ardından da Eğitici Eğitimi ve Gelişimi Kursu için İzmir’e ulaştım. Son derece başarılı bir kongre ve ardından yapılan kurslarla geçen 5 günlük bir periyodtu.     Singapur 5 milyonluk bir şehir / ülke ve hastaneler arası iyi ilişkilerin, kendini Acil Tıbbı geliştirmeye adamış kişilere sahip olmanın [...]

Türk Acil Tıp Kliniklerinin İnternet Siteleri

Anabilim Dalı ya da Kliniğinizin bir internet sitesi var, ders programınızı, derslerinizi, sınav soru ve cevaplarınızı, nöbet listenizi buraya mı koyuyorsunuz? Bu site yavaş yavaş vakaları paylaştığınız bir ortam haline mi gelmeye başladı? Artık bunları duyurmak ve tüm camiamızın sizden haberdar olması için Acilci.Net bir liste oluşturuyor. Üst menünün en sağında yer almaya başlayan Türk [...]

Özetlenmiş Güncel Yaklaşımlar: LITFL – Critical Care Compendium ve ICU Mind Maps

Bir hasta ile karşılaşınca önümde 5 yol vardır: 1-      Bildiğim gibi yapmak 2-      Kıdemlime sormak 3-      Kaynak kitap karıştırmak 4-      Kanıta dayalı tıp sitelerine bakmak 5-      Özet defterimde daha önce yazdıklarıma baş vurmak Bu yollardan bazıları için çok geç kalmış da olabilirsin tabi ki. Örneğin artık senden daha kıdemli biri olmayabilir; özet defterin yoktur ya [...]

Ericsoussi: Akciğer Ultrasonu

Dr. Bassel Ericsoussi, Şikago University of Illinois Medical Center, Pulmonary and Critical Care Medicine bölümünde Yan Dal Başasistanı. Özellikle akciğer USG konusunda yaptığı sunumlar ve kurslarla tanınıyor. Aşağıda yer alan sunumunu beğeneceğinizi umuyorum Haldun Akoğlu